Öcalan Üzerindeki Tecrite Derhal Son Verilmelidir!
Tecrit Öldürüyor...104. Ölüm ... Ölümleri Durdurun...

20 Ocak 2003

İmralı hapishanesinde tutulan Abdullah Öcalan, 7 haftadır avukatlarıyla ve ziyaretçileriyle görüştürülmemektedir. Avukatlarının ve ziyaretçilerinin haftalardır görüştürülmemesi, en azından telefonla görüşmeye bile imkan tanınmaması tamamen kasıtlıdır.

AKP'li Adalet Bakanı Cemil Çiçek'in yaptığı açıklamalar, "hava muhalefeti" diye gösterilen bahaneler ise ancak mizah konusu olabilir. F tiplerindeki tecriti de inkar eden Adalet Bakanı bu konuda da çapını göstermiştir.
Dünyada böyle bir hapislik yoktur. Böyle bir hapishane anlayışı olamaz. Kabul edilemez.
Bir adanın içine, tek başına konulmuş, her türlü hakkı elinden alınmış ve onu tutsak edenlerin keyfiyetine bırakılmış bir hükümlülük, ne oligarşinin yasalarında vardır, ne de o "uymaya" çalıştıkları Avrupa normlarında.
İmralı statüsü, hiç bir hukuki, haklı, meşru bir gere! kçeye oturtulamaz.
Abdullah Öcalan'a karşı uygulanan baskı ve tecrit, genelde tüm halkımıza karşı uygulanan despot politikaların, halkın taleplerine kulak tıkayan tavırların devamı olduğu gibi, Öcalan'ın özel konumu nedeniyle "Kürt sorunu" konusunda da oligarşinin ikiyüzlülüğünün, baskı ve asimilasyondan, sindirmekten vazgeçmediğinin göstergesidir.
Bir siyasi öndere alınmış tavır, o önderin temsil ettiği kesimlere, onun savunduğu taleplere karşı da alınmış bir tavırdır. As, kes, yoket, sindir, tecrit et... Devletin başka bildiği bir şey yoktur. Öcalan, İmralı'da kontrgerilla mantığı ve yöntemleriyle tutulmaktadır.
Öcalan'ın can güvenliği tecritin kalkmasına bağlıdır. Tecrit sürdürüldüğü müddetçe, kimse Öcalan'ın can güvenliğinden emin olamaz, iktidar şüphelerden kurtulamaz.
Tecrit, derhal kaldırılmalıdır. Öcalan'a uygulanan özel statüye son verilmeli, normal bir hapishaneye sevkedilmeli ve kendi istediği insanlarla bir arada kalabilmelidir. Öcalan'ın can güve! nliğini kısmen sağlayacak olan budur.
İmralı'da da, F tiplerinde de görülen odur ki; buraların yönetimi, hangi yöntemlerin uygulanacağı Genelkurmayın yetkisi dahilindedir. AKP iktidarı, genelkurmay politikalarını uygulayan bir kukla durumundadır.
Devletin koskoca bakanı, tüm kamuoyunun karşısına geçip "görüştürmeme diye bir şey yok, ne zaman isterlerse görüştürüyoruz" (17 Ocak tarihli açıklaması) diyor. YALAN!
Bu kadar aleni yalan söylemenin tek bir anlamı vardır: Biz devletiz, ister görüştürürüz, ister görüştürmeyiz, biz devletiz ister tecrit eder, ister katlederiz...
Sorun, tek bir kişinin tecrit edilmesinden öte bu mantıktır.
Bu mantık tüm halka karşı, tüm halka düşman bir devlet mantığıdır.
Bu mantığa, bu politikaya karşı çıkmak, demokrat, yurtsever herkesin görevidir.

TAYAD'lı Aileler
2003-01-23
Bu yazı 588 kez okundu
Geri Dön